Sitelerde yaptığınız yorumlar gerçekten sizin mi ?

Ağustos 31, 2008

Alışveriş sitelerinin sattıkları ürünlerin altında bulunan yorumları görmüşsünüzdür hatta herhangi bir ürün almak istediğiniz de belkide sitede ürün özelliklerine baktıktan sonra dikkatli incelediğiniz ikinci yer ürün altındaki yorumlar olmuştur. Bu yorumlardan bazıları “ben aldım çok beğendim, sizde alın” gibi çok basit yorumlar olduğu gibi, bazıları ise sanki bir makale gibi çok detaylı bilgiler içerir. En çok önem verilen yorumlarda bunlardır zaten.  Varsayalım bu tarz yorumları yazanlardan birisi de sizsiniz. Kitap okumayı çok seviyorsunuz veya elektronik eşyaların örneğin cep telefonlarının, dizüstü bilgisayarların özelliklerini çok iyi biliyorsunuz, teknolojiyi sürekli takip ediyorsunuz ve de en önemlisi insanlara yardımcı olmak ve onları doğru yönlendirmek istiyorsunuz.  Özelliklerini çok iyi bildiğiniz, kitap, film, cep telefonu, bilgisayar vs. bir çok ürün altına yorum yazmak sizin en sevdiğiniz uğraşılardan birisi. Bir gün bir baktınız ve dediniz ki “O kadar çok ve güzel yorumlar yazmışım ki ben bunları toplayıp bir kitap oluşturayım.” Örneğin okuduğunuz kitapların sitelerde yazdığınız yorumlarından bir kitap oluşturmaya karar verdiniz. Şimdi sorumu sorayım.  Bunu yapabilirmisiniz? “Şimdiye kadar o kadar yorum yazmışım, emek harcamışım, kitabı da bu yorumlardan oluştururum elbette yapacağım şey sadece yaptığım yorumları derlemek olacak” dediğinizi duyar gibiyim. Peki sorumu değişik bir şekilde sorayım: Bunu yapmanıza kanunlar izin verir mi? “Yorum benim yorumum, ben yazdım” mı diyorsunuz ?

Her sitede “Kullanım Şartnamesi” adı altında sitenin kullanımı hakkında bilgiler bulunur. Dünyanın en büyük alışveriş sitelerinden birinde “Kullanım Şartnamesi” kısmında kısaca özetlersek: “… siteye gönderdiğiniz herhangi bir materyal; yorum, resim veya herhangi başka öğe için bu siteye o öğe için bütün kullanım haklarını vermiş olursunuz” şeklinde bir ibare var. Buradan, yaptığınız yorumların, aktardığınız fikirlerin hepsini bu siteye bağışlamış ve bütün haklarınızdan feragat ettiğiniz anlamı çıkar ki, kitabınız için bir bardak soğuk su içebilirsiniz. Bunlara rağmen hala yazarım diyorsanız bildiğim kadarıyla şu ana kadar açılmış herhangi bir dava olmamasına rağmen hakkınızda açılabilecek davaya hazırlıklı olsanız iyi olur. Çünkü yaptığınız telif hakkı ihlali olacaktır. Bol yorum yazmalı günler..


Dizüstü Bilgisayarınız Çalınırsa…

Temmuz 17, 2008

İlk bilgisayar 167 metrekarelik bir alanda kurulu 30 ton ağırlığındaydı. O zaman kimin aklına gelirdi bilgisayarların cebe girecek kadar küçüleceği ve hayatın vazgeçilmezleri arasına gireceği? Display Search araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre 2008′in ilk çeyreğinde 31.108 Milyon dizüstü bilgisayar satılmış. Bu geçen yılın ilk çeyreğine göre 35% daha fazla [1]. Dizüstü bilgisayar kullanımı o kadar çok yaygınlaştı ki; artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Dizüstü bilgisayarlar nereye gidersek gidelim yanımızdan ayıramayacağınız bir aygıt haline geldi. Bazen uzun bir yolculuğa çıktığımızda uçak veya otobus beklerken veya bir otel odasında evden uzakta bir yerlerde açıp işle, özel çalışmalarımızla alakalı bir şeyler yapmamızı sağlarken, bir kafede çayımızı yudumlarken kablosuz bir ağa bağlanıp haberleri takip etmemize, maillere bakmamıza veya mail atmamıza olanak sağlar. Peki hiç düşündük mü dizüstü bilgisayarımızı kaybetmemiz bize nelere mal olur? Türkiye’de yapılan bir araştırma göremedim ama Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre dizüstü bilgisayarların 10 da 1′i kullanım süreleri içerisinde çalınıyormuş [2]. Ben şahsen kendi yakınlarımdan iki kişinin dizüstü bilgisayarının çalındığını biliyorum. Daha ilginç olan çok yeni bir araştırmaya göre Amerikada havaalanlarında haftada 12,000 dizüstü bilgisayar kayboluyormuş. Bu da yılda 600 000 bilgisayar yapar[3].

Çalınırsa ne olur: Mali olarak size zarar verir. Eğer dizüstü bilgisayar işinizin bir parçası ise yenisini almak zorunda kalırsınız. Daha da kötüsü eger dizüstü bilgisayar işinizin bir parçası ve bir çok işi de evde yaparım diyerek dizüstü bilgisayarınıza değerli bilgi kaydettiyseniz. Çalındığında veya kaybolduğunda maddi kaybın yanında işinizle alakalı bir çok bilginin de kaybı söz konusu olabilir ki; bu bazen işinizle alakalı binlerce Ytl’lik zarara neden olmakla beraber kaybolan verilerin zararlı kisiler tarafından kullanılması ile sirketin prestij kaybı da soz konusu olabilir.

 

Bir örnek; 8 Ocak 2008 tarihinde İngiliz Kraliyet Donanma görevlisinin arabasından dizüstü bilgisayarı çalınmış. Bu bilgisayar içerisinde 600 000 askerin bilgisi, 3500 kişinin banka detayları,153 000 kişinin içerisinde pasaport bilgilerinin ve çeşitli diğer bilgilerin bulunduğu başvuru dosyası bulunuyormuş[4].

 

Yukarıdaki sadece tek bir dizüstü bilgisayar ama kaybedilen veri, kötü niyetli kişiler için paha biçilemez.

 

 

Bununla birlikte dizüstü bilgisayarınızı iş için değil de, kişisel olarak kullanıyorsanız değerli bir çok bilginizi kaybetmeniz olası. Bazen bütün bir geçmişiniz bilgisayarla birlikte gidebilir. Bir yazarın kitabını yazdığı dizüstü bilgisayarının çalınması sonucu televizyonlara yansıyan durumunu hatırlıyorum. “Bilgisayar onun olsun, bana yazılarımı ver” diyordu. Bunların haricinde şöyle bir dizüstü bilgisayarımıza baktığınızda yılların birikimi olan bir çok bilgi gözünüze çarpacak, ailenizle, arkadaşlarınızla çekildiğiniz fotoğraflar, videolar, güzel anlar hepsi dizüstü bilgisayarınızla birlikte kaybolabilir.

 

 

Nelere dikkat etmek lazım:

Çok basit ve biraz da komik gibi gelebilir ama Laptop çantaları birbirine benziyor. Standart çantalar çalınmaya veya çantaların karışmasına neden olabilir. Dizüstü bilgisayar çantanızı ayırt edecek dolayısıyla dizüstü bilgisayarın karışmasını engelleyecek etiket tarzı bir şey kullanılabilir.

 

Eğer dizüstü bilgisayarınızda önemli ve gizli tutulması gereken veriler varsa, tavsiye edilen hatta yapılması zorunlu olarak görülen önlem verilerin şifrelenmesi. Bu şekilde bilgisayar çalınsa bile, içerisindeki veriler çalan kişi tarafından ele geçirilemeyecek.

 

Bununla beraber dizüstü bilgisayar çalındıktan sonra hala çeşitli çözümler üzerinde çalışılmakla birlikte, çalınan bilgisayarın yerini bulabilmek için önerilen bazı çözümler de mevcut. Bunların genel çalışma prensibi, oluşturulan yazılım harddisk formatlansa (çalıntı dizüstülerde yapılan ilk işlem genellikle budur) bile kaybolmayacak şekilde Harddisk içerisinde düşük seviyede bir yere kaydediliyor ve antivirus programları da dahil olmak üzere bir çok tarama yazılımları tarafından farkedilmiyor. Program düzenli olarak izleme merkeziyle bağlantı kuruyor eğer dizüstü bilgisayarın çalındığı rapor edilmişse, o bilgisayar izlemeye alınıp gerekli devlet kurumlarıyla bağlantıya geçiliyor [5].

 

[1]http://www.chip.com.tr/konu/Dunyanin-en-cok-laptop-satan-sirketi-kim_7322.html

[2] http://www.cbronline.com/article_feature.asp?guid=C256F57D-6C54-4CA5-8181-142141ACC0AC

[3] http://www.geek.com/12000-laptops-lost-every-week-at-us-airports-20080707/

[4]http://www.sciencedirect.com/science?_ob=ArticleURL&_udi=B6VNT-4S3H495-3&_user=691352&_rdoc=1&_fmt=&_orig=search&_sort=d&view=c&_acct=C000038698&_version=1&_urlVersion=0&_userid=691352&md5=8ccdd77c80c3872b90c44c90fe13942e

[5] http://www.giac.org/certified_professionals/practicals/gsec/2641.php